365 Sayfalık Kitabın ‘Ne Oldu Şimdi?’ Dedirten Final Bölümü
Selamlar, yeni bir yıla karşı umutla bakan, beklentilere giren yurdum insanı. Bu yılı da bir şekilde atlattık değil mi? Artık yeni yılın mutluluğundan ziyade geçmiş yılı yaşayabilmiş olmanın verdiği “bu sene de öldürülmedik be” rahatlığı var üzerimizde.
Table Of Content
2025’in bana kattığı şeylerden biri de bu blog olduğu için beraberinde şöyle bir şey getirdi: Yıl sonu yazısından 2 adet yazmam gerekiyor! Neden? Çünkü bages.net hala yaşıyor. Çok yaşam belirtisi göstermese de iki gözümün çiçeği açık duruyor 😀 Ben de o blogu biraz özlediğim için burdan çıkıp birkaç gün içinde oraya yazacağım. O yüzden kafamdaki uzuuuun yazıyı ikiye bölerek ikisine de yazı çıkarabilirim diye düşünüyorum 😉
Yıla Girerken Kimdim? Finalde Kimim?
2025 yılına girerken ailesiyle yaşayan, medeni hali bekar olan 24 yaşında biriydim. Şimdi her sene olduğu gibi bir yaş atladım ve medeni hali evli bir insanım 🙂 Bu yılın en güzel olayı 13 Eylül’dü. Çünkü yepyeni minik bir aile kurduk eşimle.
E tabii evlilikten sonra iş akışı da yön değiştirdi diyebilirim. Artık iş geliştirme aşamasını hızlandırmaya çalışan, nispeten işine daha sıkı sarılan biriyim. Birçok kişiye nazaran işkolik bile sayılabilirim artık 🙂 Değişmeyen tek şey mesai saatlerim olmaması ve çok uzun saatler çalışıyor olmam ama değişen kısmı artık bunu sorun etmiyor olmam. Sorumluluk farkındalığı böyle bir şey sanırım 😀

Bunun dışında bu yıl kötü hissettiğim şeyler de oldu tabii ki. Hayatımıza girdiğinden beri ilk defa yeni bir yıla Pars evde olmadan girdik mesela. 2024 Biraz acımasız geçmişti. Ama altın gibi ışıl ışıl 6 sarı evladıyla çok uzun yılları birlikte yaşayacağız. Bu altın çocukların dışında tabii bir de yine altın Güneş’imiz ve siyah elmas Hermes’imiz olacak çok uzun yıllar boyu 🙂
Alışkanlık Değişkenleri ve Kazanımlarım
Aslında öyle çok alışkanlık kazanabileceğim bir yıl geçirmedim ama işte yukarıda dediğim gibi geç çıkmaya alışma durumum alışkanlığa girebilirse onu başta sayabiliriz 😀
Spor
Yine kış ayları gelince spora başladım ama bu sefer fitness değil 😀 Gerçi ona da Çorlu’nun en iyisi West Gym’de başlayacağım Ocak ayında. Aranızda Çorlu’da yaşayanlar varsa Ocak 2026’da açılacak bu lüks spor merkezini bu kadar avantajlı fiyatlar varken yakalamalı derim. Fatih Görkem Saydere bu konuda bu şehirde bulabileceğiniz en iyi hocalardan biri.
Neyse söze dönecek olursak bahsettiğim Fatih Hoca ile halısaha yapmaya başladım. Her yeni maçta kendimi daha yenilenmiş hissediyorum diyebilirim. Spor önemli. Bu kış ben ve eşim için spor kışı diyebiliriz yani 🙂

Yapay Zeka
Yapay zeka madem hayatımızın her noktasında kullanılabilecek noktaya geldi, kullanalım o zaman. Notlarımda, içeriklerimde, içerik görsellerimde, fotoğraflarımda, ürün görsellerimde, kampanyalarımda, pazar araştırmalarımda, teknik araştırmalarımda, katalog düzenlemede, dekupe işlemlerinde, pdf işlemlerinde ve aklıma gelmeyen birçok konuda elimin altında hep yapay zeka araçları bulunuyor artık. Yazılarımdaki görsellerde de sıklıkla bunu görebilirsiniz 😀 Biraz düşünce tembelliği yaratabileceğini düşünebilirsiniz ama düşünme ve uygulama kısmında aşırı rahatlık, rahatlıktan ziyade zaman tasarrufu sağlıyor.
Defter Tutma Alışkanlığı
Hayatıma defteri tekrar dahil etmeye çalışıyorum. Lise hayatım boyunca çok fazla defter yıprattım çünkü deli gibi yazma huyum vardı. İçeriklerimi yazardım, şiirlerimi yazardım, proje fikirlerimi yazardım, proje geliştirme aşamasında düşündüğüm her şeyi yazardım, gözlemlerimi yazardım, yapılacakları yazardım, okuduklarımı özetlerdim, izlediklerimi yorumlardım vs. vs. aklınıza gelebilecek her şeyi yazıya dökerdim.
Ama hayatımız dijitalleşirken ben de buna ayak uydurdum ve notlarım, düşündüklerim, yapacaklarım, yaptıklarım vb. her şeyi sanal platformlarda tutmaya başladım. Whatsapp not defteri, Notion, xMind ile zihin haritaları, Office programları, OneNote vs. vs. çok fazla yerde anlık notlar tutmaya başladığımdan beri dağınıklık başladı zihnimde. Yazma alışkanlığıyla kazandığım tüm ezber yeteneği zamanla köreldi ve hayatımı takip edemediğimi fark ettim. Çünkü yazarak her nota geri dönmenize gerek kalmaz çoğu aklınızda yer edinir ama klavye ile yazılanlara dönüp bakmak ve üstünden geçmek zorundasınız.

Kazanımlarım
Kazanımlarımdan bahsetmeyi düşündüğüm anda aklıma gelen ilk şey özgür düşünce kazanımı. Artık baba mesleği olan karot işiyle ilgili şeyleri düşünürken daha özgür düşündüğümü fark ettim. Eskiden babamın gölgesinde düşünürdüm. Artık biraz daha inisiyatif alıp güneşe çıkmaya başladım. Daha az danışır oldum ama egodan değil, beni yetiştirdiği yolda geldiğim noktadan.
Ticaret ve saha deneyimlerinin verdiği özgür düşünce bunlar. Bunu da yaparım, şunu şöyle çözeriz, satışları şöyle artırıp bunları yaparız vs. gibi geliştirme ve uygulama noktasında düşüncelerim artık daha özgün ve kendime ait. Tabii ki hala her an ondan öğrenmeye devam ediyorum. Sadece artık öğrendiklerimin kafesinde değil öğrendiklerim doğrultusunda hareket ediyorum.
Bir sonraki yeni bilgi için yem beklemiyorum, bir sonraki bilgiyi keşfedip peşine düşebiliyorum. Bu; babam için olması gereken, hatta geç kalınmış bir şey ama benim için “olabilmesi bile çok iyi” olan bir şey. Kendimde pek bunu göremezdim.
Kendimle ilgili fark ettiğim değişimler
Önceden üzerinde fazla durduğum birçok detayın gereksiz detaylar olduğunu, bir şeyi yapabilmenin mükemmel yapabilmeye çalışırken harcanılan zamandan daha önemli olduğunu öğrendim bu yıl.

Artık bazı konularda çok daha sabırlı, bazılarında ise çok daha tahammülsüz olduğumu fark ettim. Her insandaki değişim kadar bu konuda bende de değişimler oldu. Ama zaman zaman da tahammülsüzlüğü kovuşturmayı da öğrendim. Eskiden tahammül edemediğim bir şeye çok katı çıkışırken artık daha ılımlı yaklaşabiliyorum. Veya bir şekilde başımdan def ediyorum ve yine zararsız ziyansız halletmiş oluyorum.
O herkese koşulsuz şartsız beslediğim sevginin ve ilginin gereksiz olduğunu, bunun herkese yapılacak bir şey olmadığını, bazen de hayal kırıklığına uğrayabileceğimi tekrar gördüm ve net bir duvar koydum. Bu güveni ve sevgiyi sunabileceğim insanları filtreleyip hayatımıza devam ettik. Ettik diyorum çünkü artık iki kişilik düşünüyoruz ve iki kişilik yaşıyoruz bu hayatı. Herkes eski yerini koruyamaz. Herkes eski yerini hak da edemez zaten 😀 Bundan sonra böyle arkadaşçıklarım 🙂
Odaklanma problemi yaşamadığım nadir zamanlarda ne kadar verimli günler geçirebildiğimi, ne kadar sağlıklı düşünce yapısına sahip olabildiğimi, yapabileceğime inandığım şeylerin arttığını fark ettim. Bunu nasıl hayal edebileceğinizi tarif edeyim: Kendi hayatınıza ve sorumluluklarınıza bir tülün ardından baktığınızı düşünün. Bu tül aralandığında daha net ve daha uzun menzilli bir görüş alanınız olacaktır değil mi? İşte o tül aralandığında yapacaklarımı, yaptıklarımı, yapabileceklerimi daha net görüyorum. İnanılmaz bir his ama birçoğunuz için sıradan bir şey 😀
Bu yılın uğraşları
Bu yılın her yıl olduğu ve olacağı gibi tabii ki öncelikli uğraşı KAROT PARÇASI ve SERVET MAKİNA İNŞAAT oldu. Arta kalan zamanlar için de BizdenBiraz blogu, Bages Blog, Nightydoll gibi uğraşlarım ufak ufak devam etti. BizdenBiraz ve Bages.net zaten blog. Vakit ve enerji buldukça sizlerle buluştuğum ortak alan. Nightydoll ise parfüm ve fantezi ürünlerin satışını yaptığımız ufak bir hobi&uğraş işi. Lüks parfümlerin, çekici iç çamaşırların ve erotik ürünlerin satışlarını yürüttüğümüz bir ufak iş dalı.
Bu yıl eski uğraşlarımdan biri olan Entelektia, proje ömrünün sonuna geldi ve kapandı 🙂 Bazı projeler de yıllardır olduğu gibi kafamda geliştirildi fakat arşivdeki yerini korudu.
Bu Yılın En Keyifli Anları
Bu yılın en keyifli anları kesinlikle düğün anları. Düğünümüz gerçekten fazlasıyla şık, kimsenin doyamadığı kadar eğlenceli ve harika geçti. Bu düğünün öncesindeki süreçte birlikte yaşayacağımız eve, oturacağımız koltuklara, uyuyacağımız yatağa, beyaz eşyalarımıza, televizyonumuza karar vermek ve yerleştirmek çok keyifliydi. Bu süreçte yaşanan ufak aksilikler bile tatlı geliyor diyebilirim.
Evin yerleşmesinin dışında ufak tefek sorunları, ufak tefek eklemeler, bahçe işleri vs. hepsi çok güzeldi. Şöyle dönüp baktığımızda güzel bir evde oturuyor olmak, içinde keyifle karar verdiğimiz eşyalarla güzel bir hayat sürüyor olmak her insanın sahip olamayacağı bir şans. Ailelerimiz de bu konuda mutluluğumuzun mimarları olarak hep arkamızda durdular.
Benim için yılın en keyifli anları düğünden bir hafta sonra işe gitmek için uyandığımda yaptığım kahvaltı, evli olarak arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zamanlar; ailelerimizi, kendi evimizde misafir ettiğimiz zamanlar ve tabii ki eşimle uzanıp dizi izlediğimiz akşamlar. Evlenmek başta herkes için çok iyi bir karar gibi gözükmese de bir şekilde mutlu ediyor arkadaşlar bence iyice bir düşünüp yolunuzu çizin 😀
Yeni Yıldan Beklentiler
Epey uzattığım bu yazının sonuna doğru olmazsa olmaz beklentileri biraz sıralayayım 🙂 Öncelikle beklentim yeni yılda başarılarımızın artması, ürün yelpazemizin genişlemesi, reklam ağımızın daha kapsamlı hale gelmesi ve girişimimizin yükselmesi tabii ki.
Sonrasında takip eden beklentilerim kitap okumaya geri dönecek hevesi bulmak, blog yazarlığına ayırabileceğim vakitlerde enerji bulup bunu yapabilmek, eşimle diziler filmler izleyip oyunlar oynamak sohbetler etmek ve evliliğimizin heyecanını koruyarak hayatımıza devam etmek. Ailemle de daha verimli vakit geçirmek isterim tabii ki. Ayrıca Kaan’ımla da eğitimlerimiz, verimli vakitlerimiz, iş günlerimiz devam edecek onu da bir yandan geleceğine hazırlamaya devam ediyorum 😀
Bu yıl da kardeşlerimle vakit geçiremedim artık 2026’dan böyle bir şey bekliyorum açıkçası.
Tabii devamında arkadaşlarımla da yılımı geçirme planlarım var. Mesela Alara ve Ceyda ile bu blogda ve blogun arka planında daha çok vakit geçirip arkadaşlarımı daha iyi tanıyabilmek. Bu blogun bize sunduğu böyle bir şey var çünkü. Fatih ve dünya tatlısı eşi Tuğçe ile evli çiftler olarak verimli vakit geçirmek, Batu&Gökhan ve Mete ile dost sohbetleri çevirip eğlenceli anlar geçirmek, Arzu ile ticaretimizi güçlendirmek, Kasım ve Mehmet (sağdıçlarım) ikilisini evlendirebilsek güzel olur her yıla girerken böyle derim artık onlar için 😀 Bir de epeydir vakit geçiremediğim Selman ve Nurihan var. Bu vakit kaybını bir şekilde kapatmamız lazım artık arkadaşlar 😀
Şimdi adını burda saymadığım bir arkadaşım da kalkıp trip atmasın canımı sıkmasın benim 😀 Benim hafızam belli B12’m belli çok zorlamayın beni 😀
Bu yazı epey dağınık ve okunabilirliği düşük bir yazı oldu farkındayım ama zaten meraklısına bir yazı olduğu için bunu çok takıntı haline getirmeyeceğim ve bu yazıyı doğal haliyle bırakacağım buraya kadar okuduysan yeni yılın tüm beklentilerini gerçekleştirdiğin bir yıl olsun! Bir sonraki yazıya kadar KEYİFLE KAL!




