Tanıştığımıza Memnun Olacak Mısın?
Merhabalar! İlk yazımda sizinle tanışmak istedim. Hayatının pek çok noktasında yol değişimi yaşayan biri olarak, şu an neredeyim ve nereye varmak istiyorum? Şu anki hayatımdan memnun muyum? Kendimde geliştirmek istediğim noktalar neler? Bunların hepsini size anlatmak istedim.
Öncelikli olarak ilkokul sonları, lise başları dönemlerimden başlamam doğru olur sanırım. İlkokul yıllarımda sınıf öğretmenimin yönlendirmesi ile tiyatroya başladım. Birkaç yıl kurslara gittim ve çok sayıda oyunda oynadım. Ezberim çok iyiydi. Yer aldığım oyunların tümünü ezbere bilirdim. Lise döneminde de bu yeteneğimi devam ettirmeye çalıştım. Üniversitenin ilk yılında da denedim ama bir noktada tiyatro sevdam sadece gidip izlemekten ibaret oldu.

Lise dönemlerime geçecek olursak, hiç aklımda olmayarak aldığım bir kararla lisede hemşirelik bölümü okudum. Ne sınava hazırlanırken ne de puanım açıklanırken aklımda hemşire olmak gibi bir düşünce vardı. O dönem ailemde gelişen bazı olaylardan dolayı her eve bir sağlıkçı gerekli düşüncesine girmiş olacağım ki, hiç düşünmeden tercihimi tamamen sağlık alanında yaptım. İlk tercihim tuttu ve hemşirelik bölümünü kazandım. Okuduğum dönemlerde hemşireliği çok seviyordum. Stajyer olarak çalışmak hayatıma çok fazla şey kattı. Empat bir insan olmayı o dönemlerime borçlu olabilirim. Lise yıllarımı bir de aileme sorsanız benim kadar güzel hatırlamıyor olabilirler. Ergenlik diyorum ve devam ediyorum 😁. Hala en sevdiğim şey kan almak ve iğne vurmaktır. Şu an hemşirelik mesleğimi yakın çevreme, ihtiyaç doğrultusunda iğnelerini vurarak hala icra ediyorum aslında 😁.
Daha sonra üniversiteye hazırlanma zamanı geldi. Emin olduğum bir şey vardı ki hemşireliği çok sevmeme rağmen hayatım boyunca yapmak istediğim bir meslek değildi. Arkeoloji okumak istiyordum. Marmara Üniversitesi Arkeoloji bölümü… Meslek liseli çıkışlılar beni çok iyi anlayacaktır ki lisede gördüğünüz 11 saat dersin neredeyse hiçbiri sizi üniversite sınavına hazırlayacak düzeyde değildir. Buna rağmen ilk senemde istediğim bölümü yazabilecek kadar puanım vardı. Sonra ne mi oldu? İşsiz kalırım diye korkarak bu hayalimi bir kenara ittim, eşit ağırlıktan sayısala keskin bir dönüş yaptım ve dedim ki ben bir mühendis oalcağım.
İki sene süren üniversiteye hazırlık sonucunda, altyapımın çok yetersiz olması nedeniyle mühendislik için gerekli olan 300 bin barajını bile geçememiştim. Ama bir sene daha hazırlanmaya mecalim yoktu, bu yüzden listeyi bilgisayar programcılığı gibi iki senelik bölümlerle doldurmaya başladım. Sonra bir mucize oldu. Tercih robotumun son sayfasında Biyosistem Mühendisliği bölümünü gördüm. Mühendislikti ve barajı yoktu. Üstelik en yakın arkadaşımın okuduğu şehirdeydi. Yani hep hayalini kurduğumuz gibi ortak eve de çıkabilecektik. İlk sıraya bu bölümü yazdım ve sanki hayat bana “bu yoldan devam et, hayatın bu yolda evrilecek” demiş gibi ilk tercihim tuttu.

Ne olduğunu tam olarak anlamadığım ve aslında hiç de alakam olmayan bir alanı kazanmıştım. Ama içimde garip bir umut vardı. İlk sene hazırlık okudum ve maalesef o dönem pandemi başladı. Hazırlık dönemimim yarısı ve birinci sınıfın tamamen pandemiyle geçti. Sınıf arkadaşlarımın yüzünü bile göremedim. Sadece hazırlıktan arkadaşım olan bir kişi vardı, aynı sınıfta olduğum, ve o benim güvenli alanımdı :). İkinci sınıf başladığında, ilk gün onunla beraber okula gittim ve ilk derste hoca dedi ki “Haydi tarlaya çıkıyoruz, çapa yapacağız”. Hayatında eline kaç kez kazma kürek aldın diye sorsanız muhtemelen söyleyemezdim bile. Şıkır şıkır giyindiğim o gün tarlada sergilediğim performansla herkesi şoka uğrattım. Gören beni bu işin içerisine doğmuşum zannederdi ama ben stres atıyordum 😁.
Bölümümü size detaylı olarak başka bir zaman anlatacağım ama bu yazı için bilmeni gereken, bölümümün dört anabilim dalından oluştuğu. Üniversiteyi okurken bu anabilim dalları arasında da değişiklikler yaptım ve en sonunda Arazi ve Su Kaynakları Ana Bilim Dalı’nı tercih ettim. Üniversiteyi okurken, sonrasında ne yapacağım konusunda çok bir şey bilmiyordum. Son iki sene de akademisyen olmak istediğime karar verdim. Tüm ailesinde üniversite bağlantısı olan biri olarak bu fikrime çok şaşırmamak gerekir sanırım. Ablam doktorasını yeni bitirdi, annem ve babam İTÜ’de çalışıyorlardı. Annem daha sonra Milli Eğitim’e geçti ancak ailecek hep eğitimin içerisindeydik.

Üniversiteyi bitirdiğimde yüksek lisans eğitimime başladım ve şu an ikinci senesindeyim. Tezimle uğraşıyorum ve tezim tarla denemesi 😁. Üniversitenin son senesi hayatıma giren ve girdiği için binlerce kez şükrettiğim erkek arkadaşım ile aynı projede bursiyer olarak çalışıyoruz.
Yüksek lisans bittiğinde doktora yapmak istiyorum ama burada değil. Yurtdışında doktora eğitimimi tamamlamak istiyorum, bu yüzden yüksek lisans eğitimim bittikten hemen sonra mı yoksa biraz ara verip mi başlamalıyım emin değilim. Şu an hayatımda karar vermem gereken en önemli şey bu sanırım. Hiç iş deneyimim yok, sadece İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde yaptığım stajım var. Bundan dolayı biraz sahaya çıkıp deneyim kazanmam gerektiğini de düşünüyorum. Ve evet, açık öğretime arkeoloji bölümü açıldığı an okumayı düşünüyorum. Bu hayalimden hala vazgeçmedim 😊.
Tüm bu akademik hikayelerin yanında sürekli gezmek, görmek ve yeni deneyimler kazanmaya çalışıyorum. Fırsat buldukça gezerim. Genelde spontane gelişen planlar yaparak gezerim. Hiç denemediğim bir şey gördüğümde hemen denemek isterim. Konserden konsere koşmayı severim. “Hayatımın bir noktasında ben de bunu yapmıştım” demek benim motivasyon kaynağım. Gezip görmek dışında, kendimi geliştirecek ve bana yetkinlik katacak her türlü etkinliğe de katılmaya çalışırım. İzci lideriyim, bir kuruluşta gönüllü eğitmenim, üniversitede topluluklarda aktif rol oynadım, lise ve üniversite koroya katıldım .

Hayatın tadının oturup bekleyerek çıkmadığını biliyorum. Hocam bana der ki “Bazen tedirgin edici bir rahatlığın var”. Su akar yolunu bulur diye düşünenlerdenim. Eğer bir şey beni bulacaksa bulur. Çabalarım ama yeterince çabaladığıma eminsem ve o şey beni bulmuyorsa, benim için değildir diye düşünerek bırakırım. Bu zamana kadar hayat tarafından çok kez itildim ama düşsem de düştüğüm yerde kalmak tarzım değil..
Şu anki hayatımdan çok memnunum. 2026 yılında denemek istediğim bazı şeyler var ve bunlardan zaten haberiniz olacak. Giriştiğim tüm işleri sizinle burada paylaşacağım. Belki bazılarına ilham olur ya da yaptığım yanlışlar size yol gösterir. Kendimin en iyi versiyonuna dönüşene kadar, şu an olduğum kişiye, hayatımdaki az ama öz insanlara, inandıklarıma ve inanmadıklarıma, yapabildiklerime ve yapamadıklarıma, kısacası beni ben yapan her şeye teşekkür ederim.



